İnsanlar Şıklarla Gelmiyor

Tıp fakültesine başladığımda, mezun olduğum gün çoğu sorunun cevabını biliyor olacağımı sanıyordum. Meğer bu yolculuk bana cevapları değil, cevapsız kalmayı öğretecekmiş.
İlk yıllarda her hastalığın tek bir doğru cevabı varmış gibi geliyor. Sınavlarda da öyleydi; A, B, C, D ya da E… Bir doğru, dört yanlış. Dünyayı böyle öğrenmeye alışıyorduk. Tıp fakültesinde belirsizlikle yaşamayı öğrenmek…
Sonra hastaneye girdim.
İnsanlar şıklarla gelmiyordu.
Aynı hastalık iki farklı insanda bambaşka görünebiliyor, en doğru görünen karar bile zamanla değişebiliyordu. Kitaplarda her şey düzenliydi. İnsanlar değildi. İşte o gün anladım ki tıp, kesin cevaplardan çok ihtimaller arasında en doğru yolu bulmaya çalışmaktı.
Son yirmi gün bana bunu bir kez daha hatırlattı.
Sınavlara hazırlanırken sadece bilgimle değil, belirsizlikle de mücadele ettim. Acaba yetişecek miyim? Yeterince biliyor muyum? Ya unutursam? Her sabah aynı sorularla uyandım. Her gece onları yanıma alıp uyudum.
Belirsizlikleri hayatımdan çıkarmaya çalıştıkça daha da büyüdüler.
Ne zaman onlarla savaşmayı bıraktım, işte o zaman biraz nefes alabildim.
Bilginin gerçekten güç olduğunu fark ettim. Çünkü insan bildiği kadar sakinleşiyor. Ama ne kadar bilirsek bilelim, hayatın ve tıbbın bize garanti ettiği tek bir şey var: Her zaman bilmediğimiz bir şey olacak.
Belki bu yüzden tıp bana sadece hekimliği öğretmiyor.
Hayatı da öğretiyor.
Çünkü hayat da kesin cevaplardan oluşmuyor. Bazen en doğru kararı verdiğini düşündüğün anda bile yanılabiliyorsun. Buna rağmen karar vermeye, yürümeye ve öğrenmeye devam ediyorsun.
Eskiden iyi bir doktorun her şeyi bilen biri olduğunu sanırdım.
Şimdi ise iyi bir doktorun, belirsizliğin içinde sakin kalabilen, öğrenmeye devam eden ve karşısındaki insana güven verebilen biri olduğuna inanıyorum.
Belki iyi bir hayat da böyledir.
Her cevabı bilmek değil, cevabını henüz bilmediğin sorularla yaşamayı öğrenmek. Sen en son hangi küçük adımın sandığından daha büyük bir etki yarattığını fark ettin?
İç Cep Günlüğü’nden bir not:
Hayatı çözmeye değil, anlamaya çalışan biri olarak yazıyorum.

Tıp öğrencisinin çalışma masasında ders notları ve kahve

“Bazen en büyük ilerleme, yalnızca başlamaktır.”

  1. Çok başarılı bir yazı olmuş içimdeki düşüncelerin bir başkası tarafından yazıya dökülmüş olması cidden çok güzel yazılarınızım devamını sabırsızlıkla bekliyorumm.

📖 İç Cep Günlüğü’ne Katıl

Yeni yazılar yayımlandığında ilk sen haberdar ol.

İstenmeyen e-posta göndermiyoruz. İstediğin zaman abonelikten ayrılabilirsin.

📖 İç Cep Günlüğü’ne Katıl

Yeni yazılar yayımlandığında ilk sen haberdar ol.

İstenmeyen e-posta göndermiyoruz. İstediğin zaman abonelikten ayrılabilirsin.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top